Selahattin Esim

Selahattin Esim

Güzel ama kullanışsız hava limanları nasıl yapılır?

| 0 comments

İstanbul Atatürk Havalimanından sürekli uçuş yapanların sıkıntı çektikleri bagaj taşıma arabası için 1 TL arama ve klima düzeninin bozukluğundan dolayı aşırı sıcaklığı gibi konuları TAV Havalimanı İşletmesine e-mail ile bildirip bir çözüm bulmalarını rica etmiştim. Bana verdikleri cevap aynen aşağıdaki gibi oldu:

Sayın Selahattin ESİM,
Tarafımıza iletmiş olduğunuz e-mailiniz İşletmemiz tarafından değerlendirilmiştir.
Öncelikle Atatürk Havalimanı İç ve Dış Hatlar Yolcu Terminallerinde kullanılmakta olan bagaj arabalarının işleyişinden bahsetmek isteriz. Bagaj arabaları kullanımında herhangi bir kazanç temini ya da gider kaygısı gözetmeksizin sadece hizmet adına araç kullanımını regüle etmek amacıyla depozitolu sistem uygulanmaktadır. Bu sistemde, yolcu herhangi bir kişiye ihtiyaç duymadan 1 YTL , 1 EURO gibi ayrı büyüklükte her türlü metal parayı kullanarak ihtiyaç duyabileceği her noktadan araba alabilmektedir. Otopark ve terminallerde 61 ayrı noktada araba alma ve bırakma istasyonu yapılmıştır, Bunların yeri yolcularımıza zahmet ve eziyet vermemek üzere özenle seçilmiştir. Yolcuya kullanım kolaylığı için de bilgilendirme panoları hazırlanmış, ayrıca bozuk para ihtiyaçları da düşünülmüştür.

Yolcular işi bitince arabayı toplama merkezine götürüp paralarını geri alabilmektedir. Yerine bırakılmayan arabalar ise toplayıcılar tarafından alınmaktadır, depozitolu sistemde amaç bagaj arabalarından para kazanmak değil, kullanım sonrası arabaların dağınıklığını önlemek kısa sürede tekrar kullanıma sunabilmektir. Yerine bırakılmayan arabalardan alınan paralar başta eğitim olmak üzere sosyal sorumluluk projelerine harcanmaktadır.TAV olarak böyle bir gelir kalemimiz yoktur.Kullanım yoğunluğuna bağlı olarak İstasyonlar arasında araç takviyesi yapmak ve yolcunun kullanım sonrası depozitosunu almayarak rast gele bıraktığı arabaları toplamak üzere personeller görevlendirilmiştir.

Arabaları sözleşme ile görevli olan Taşıyıcılar Kooperatifi personeli toplamaktadır.Taşıyıcılar kooperatifi ile bagaj arabalarını toplama ve yolcunun kullanım alanlarına taşınması için Hizmet sözleşmesi vardır. Bagaj arabalarının toplanmaması halinde check-in kontuarları önündeki sirkülasyonun aksaması işletmemiz açısından zorluk yaratmaktadır. Atatürk Havalimanı yolcu terminallerini olağan bir günde 80 binden fazla yolcu kullanmakta ayrıca limanda 20 bine yakın personel görev yapmaktadır. Uygulamanın başlangıcından bu yana yolcu ve terminal kullanıcılarımızın da bilinçli davranışlarının getirisiyle ortaya çıkan sonuç son derece olumludur. Ancak zaman zaman bazı aksaklıklar olabilmektedir. Bu aksaklıkların giderilmesinde siz değerli misafirlerimizden aldığımız pozitif eleştiriler bizim için büyük önem arz etmektedir. Gerek terminal dahilinde bu arabalarin cesitli yerlerde kullanilmasi, gerekse de bazi yogun zamanlardaki talepten dolayi, arabalarin geri getirilmesi zaman alabilmektedir. Bazen kullanıcılar ihtiyaçları dışında da bagaj arabası alabilmektedir. Konu tarafımızdan daha takip edilecektir.

Ayrıca Terminal sıcaklığı ile ilgili tarafımıza tarih ve bölge gibi detayları iletmeniz durumunda daha detaylı araştırma yapılabilecektir. Klima sistemlerimiz yaz boyunca tam kapasite ile çalışmaktadır. Vereceğiniz detaylardan, Terminal Operasyon sistemlerimiz incelenerek tarafınıza en kısa sürede bilgi aktarılacaktır..
Değerli görüşlerinizi paylaştığınız için içten teşekkür ederiz.”

Şimdi bu cevaba göre TAV gayet insani bir amaç için havalimanına inen insanlara neden eziyet çektirdiğini çok güzel açıklamış ve bu sistemin gayet güzel çalıştığını vurgulamış. Peki havalimanında o arabaları tekrar yerine götürüp takarak 1 TL’sini kaç kişi alır acaba bunu hiç düşündünüzmü? Ne gerek var bu kadar karmaşık organizasyona? Bu ülkede asgari ücretle iş arayan bir sürü insan var bu insanları buralarda istihdam etmeyeceksinizde nerede edeceksiniz? Zaten havalimanından biran önce ayrılmak için telaş eden insanlar birde arabaların nerde toplandığını arayıp 1 TL için 5 dakikamı harcıyacaklar, bunu hiç düşünmüyorum. Ben şahsen arabayı hep olduğu yerde bıraktım. Ayrıca bıraktığımız arabaların içindeki 1 TL’lerin bu araçları toplayan kişilerce toplandıktan sonra bu insani amaç için götürülüp idareye teslim edileceğine inanmak için bu ülkede yaşamamış olmak gerekiyor.

Japonya’da Tokyo Narita havalimanında hizmet veren Limousine Bus şirketine ait otobüslerle Tokyo’ya gitmek istediğinizde otobüsün önünde 5 kişi size hizmet veriyor. Birisi biletinizi kontrol ediyor, birisi bavullarınıza etiket takıyor, birisi bavulları bagaja yüklüyor, birisi sizi nazikçe otobüsün kapısına yönlendiriyor ve biriside sürekli elindeki kablosuz mikrofonla anons yapıyor. Bu işletme Japonya’nın yüksek nüfusunun nasıl istihdam edildiğine dair çok somut bir örnektir. Bizler ise heryerde tasarruf, daha az adam çalıştırma paranoyası ile ülkede iş bekleyen bir sürü insanı sokakta bekletiyoruz. Bu tür kuruluşlar bu istihdamı gerçekleştirmeyecekte kim yapacak, hangi kuruluş yapacak? Bizler vahşi kapitalizmin her şeyini çok çabuk alırken keşke Japonya gibi sosyal sorumluk bilincinide geliştirebilseydik ne güzel olurdu.

Havalimanı önünde arabaları süreceğiniz kaldırımların ortasına lamba direkleri dikildiği için sağında ve solunda yeterli mesafe kalmadığından el arabasını arabanıza bineceğiniz noktaya kadar taşıyamıyorsunuz. Efendim bu bölüme DHMİ baktığı için o konuda birşey yapılamıyormuş. O kaldırımlar 50 cm daha geniş yapılsa ve insanlar rahatça el arabalarını arabalarına binecekleri noktaya kadar taşısalar ne olur, neden bu ufak detayı düşünemiyoruz hep kendi kendime sorup cevabını bulamamışımdır.

Dünyanın en güzel havalimanlarını yapmaya aday bir kuruluşa bu icat ettikleri dünyada hiçbir havalimanında görmediğim eziyet mekanizmasını kaldırmalarını, klimalarını gözden geçirmelerini ve havalimanının önündeki daracık kaldırımların değiştirilmesi için çalışma yapmalarını bir kez daha rica etmek isterim.

Bir televizyon reklamında şakayla karışık verilen Türk imajı işte buradada devreye giriyor. İki kablonun birleştirilmesi esnasında kablolardan Türk tarafında olan kısa geldiği için Karpatlardan biraz salıverilmesi rica ediliyor. Her ne hikmetse okyanusu geçip derede boğuluyoruz. Umarım ileride bu ülkeyi yönetecek nesiller bu anlayışta olmazlar ve en ufak detaylara kadar düşünme yeteneğine sahip mühendisler yetiştirebiliriz.

Bir Cevap Yazın

Required fields are marked *.